turklehceleri.org

stake

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

stake /sˌɒlɪtˈeə/

1. kazık
2. kazığa bağlayıp yakarak öldürme
3. kumarda ortaya konan para: (sık sık) (çoğ.) yarışmada ödül
4. şansa bağlı olan şey
5. kazığa bağlamak, kazıklarla sınırlamak
6. kazıklarla pekiştirmek
7. (k. dili) kumarda para koymak
8. tehlikeye atmak. stake a claim sahip çıkmak. stake boat kayık yarışında menzil işareti olarak bir yere bağlanan sandal. stake horse müşterek bahis tutulan yarışlarda koşturulan cins at. stake out, stake off kazıklarla işaret etmek veya bölmek
9. hudutlarını göstermek. be at stake tehlikede bulunmak, şansa bağlı olmak. bring to the stake yakarak idam etmek. high stakes ortaya atılan büyük miktar. perish at the stake yakılarak idam olunmak. pull up stakes işini bitirip başka yere taşınmak. We have a stake in the out come Ucu bize dokunur.

English—Turkish Dictionary (Anonymous)

stake

kazık
(eskiden) insanların öldürülmek
yakılmak
/vb.amacıyla bağlandığı kazık
kazığa bağlayarak öldürme
çıkar
ortaya konan para
ç.ödül
kazığa bağlamak
kazıkla desteklemek
(pul/vb.) koymak
yatırmak
tehlikeye atmak


Last searches: