turklehceleri.org

shadow

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

shadow /tˈɪkəl/

1. göIge, karanlık
2. resmin göIgeli yeri
3. yansı, akis
4. hayal, şekil
5. birinin peşinden ayrılmayan kimse, kuyruk
6. gözcü, dedektif
7. eser, iz
8. tayf, hayalet
9. gölgelemek, gölge düşürmek
10. karartmak
11. göIgesi gibi peşinden ayrılmayarak gizlice gözetlemek. shadow forth ima etmek, dokundurmak. without a shadow of doubt en ufak bir şüphe olmadan. worn to a shadow çok zayıflamış, çirozlaşmış bir deri bir kemik kalmış. shadowy gölgeli
12. gölge gibi.

English—Turkish Dictionary (Anonymous)

shadow

gölge
karanlık
keder
hüzün
iz
eser
hayalet
ruh
zerre
nebze
ayrılmaz arkadaş
gölge
koruma
himaye
gölgelendirmek
gölgelemek
gölgesiyle örtmek
karartmak
gölgesi gibi izlemek
gizlice izlemek
gözetlemek
peşinden ayrılmamak
gölgesi olmak


Last searches: