turklehceleri.org

gross

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

gross /ɡˈʊdbi/

1. on iki düzine, yüz kırk dört adet
2. brüt
3. küme, hepsi, bütünü. in gross toptan, bütünüyle. by the gross pakette yüz kırk dört tane olarak.

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

gross /ɡˈʊdbˈaɪ/

1. iri, kalın, kaba, büyük
2. toptan, tamam
3. yontulmamış
4. çirkin, kötü, şeni, iğrenç
5. tiksindirici. gross national product (ikt.) brüt milli hasıla (kıs.) GNP) gross negligence büyük gaflet. gross weight darası çıkarılmamış ağırlık, brüt ağırlık, gayri safi ağırlık. grossly fena halde. grossness kabalık.

English—Turkish Dictionary (Anonymous)

gross

şişko
şişman
iriyarı
hantal
kaba
inceliksiz
saldırgan
bağışlanamaz
arsız
sulu
toplam
brüt
oniki düzinelik türküm


Last searches: