turklehceleri.org

free

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

free /fˈʊtpɹɪnt/

1. azat etmek, serbest bırakmak, çözmek
2. hapisten kurtarmak, tahliye etmek.

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

free /fˈʊtɹɛst/

1. özgür, hür, azat
2. serbest, kurtulmuş, baymsız
3. açık
4. bedava, parasız
5. (bot.) ayrı
6. (kim) serbest terkipsiz
7. eli açık, cömert
8. teklifsiz, arsız
9. from ile azade, muaf, beri
10. of ile ari
11. parasız. free alongside geminin bordasında teslim. free board parasız yemek. Free Church devletle ilişkisi olmayan kilise. free enterprise (ikt.) serbest teşebbüs. free flight roketin enerjisiz uçuşu. freefrom pain ağrıdan kurtulmuş. free gift karşılıksız hediye. free kick (spor) serbest vuruş, frikik. free lance serbest yazar veya fotoğrafçı. free list (ikt.) gümrüksüz giren eşya listesi
12. bir yere parasız girenlerin listesi, parasız dergi alanların listesi. free liver her şeyden bol bol yiyip içen kimse. free love bir erkekle bir kadının nikâhsız olarak birlikte yaşaması. free on board (tic.) gemide teslim, fob. free port (tic.) serbest liman. free thought (özellikle on sekizinci yüzyılda) serbest düşünce. free trade (tic.) serbest ticaret, yüksek gümrük resminden muaf milletlerarası ticaret. free verse siir serbest nazım. free wheel (oto.) rnotorun hızı arabanın hızından az olduğu zaman tekerleklerin serbest dönmesini sağlayan tertibat
13. bisiklette pedallar kullanılmayınca arka tekerleği serbest bırakan kenet. free with his money eli açık, cömert. make free with lâubali olmak, yüzgöz olmak. set free serbest bırakmak, azat etmek. freely serbestçe.

English—Turkish Dictionary (Anonymous)

free

özgür
hür
erkin
azat
bağımsız
erkin
boş
serbest
parasız
bedava
(with ile) eli açık
cömert
rahat
doğal
içten
sabit olmayan
bağsız
gevşek
kullanılmayan
boş
(yol/geçit) açık
serbest
laubali
bambılı
teklifsiz
(from/of ile) -sız
-den uzak
özgür biçimde
bedavadan
parasız olarak
bedava
özgür bırakmak
özgürlüğünü vermek
serbest bırakmak
özgürlüğüne kavuşturmak
azat etmek
çözmek
gevşetmek
kurtarmak
izin vermek
muaf tutmak


Last searches: