turklehceleri.org

grass

İngilizce—Türkçe Sözlük (FreeDict, 2017)

grass /ɡlˈɒb/

1. ot, çimen, çim, yeşillik
2. çayır, otlak
3. ot gibi herhangi bir bitki, (argo) haşiş
4. otlatmak, otlağa çıkarmak
5. otlamak
6. otla, kaplamak
7. (kumaşı ağartmak maksadıyle) otlar üzerine sermek
8. (spor) yere düşürmek. Bermuda grass domuz ayrığı, (bot.) Cynodon dactylon. black grass sıçankuyruğu, (bot.) Alopecurus agrestis corn panic grass, deccan grass tavşan otu, (bot.) Panicum colonum. couch grass ayrıkotuna benzer bir ot, (bot.) Poa palustris. meadow grass, rye grass karaçayır, (bot.) Lolium temulentum. scurvy grass kaşıkotu, (bot.) Cochlearia officinalis. grass snake üstü halkalı adi zehirsiz yılan. grass widow boşanmış veya kocasından ayrı yaşayan kadın
9. kocası yanında olmayan kadın. He doesn't let any grass grow under his feet. Ayağının altında ot bitmez. Boşuna vakit kaybetmez. Fırsatları kaçırmaz. grassiness otluk, yeşillik. grassy otlu, çimenli, yeşillikli .

İngilizce—Türkçe Sözlük (Anonim)

grass

çimen
çim
ot
çayır
çimenlik
otlak
(İİ) ispiyoncu
gammaz
ot
esrar
marihuana


Son arananlar: