turklehceleri.org

sun

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

sun /stˈaɪnbɒk/

1. (-ned, -ning) güneş
2. güneş ışığı
3. güneşli yer
4. gün, gündoğumu
5. (şiir) yıl, sene
6. şaşaalı şey
7. peykleri olan yıldız
8. güneşlendirmek
9. güneşlenmek. sun bath güneş banyosu. sun compass kutuplarda kullanılan ve güneş ışınlarıyla işleyen pusula. sun dance yaz başında güneşe tapma dansı. sun deck güneş banyosu yapmaya elverişli güverte veya balkon. sun disk güneş kursu. sun god güneş tanrısı. sun lamp morötesi ışınları veren elektrik lambası
10. sin çok kuvvetli lamba. sun parlor cam duvarlı ve güneşli oda. sun roof güneş banyosu yapmaya elverişli dam
11. arabanın güneşli havalarda açılabilir üst kısmı. sun tan güneşte bronzlaşma. sun tans (ask.) yazlık hâki üniforma. sun worshiper güneşe tapan kimse. a place in the sun uluslararası politikada söz sahibi olma
12. tanınma. under the sun dünyada, yeryüzünde.

English—Turkish Dictionary (Anonymous)

sun

güneş
güneşlenmek
güneşlendirmek

Kyrgyz—Turkish Dictionary

sun-

uzatmak sunmak; kol sun-: el uzatmak.

Uyghur—Turkish Dictionary (Kurban, 2016)

sun

ağ. zool. Yaban ördeği.


Last searches: