turklehceleri.org

hard

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

hard /ɡˈʌl/

1. katı, sert, pek
2. güç, müşkül, zor, çetin
3. zalim, merhametsiz, kalpsiz, şefkatsiz
4. şiddetli, kötü, acı
5. anlaşılmaz
6. ağır
7. çalışkan, faal
8. inatçı, ters
9. çirkin
10. acı (su)
11. (gram.) kalın sesli (harf)
12. cimri, pinti, hasis
13. eksi, ekşimiş, alkol derecesi yüksek, sert (içki) hard and fast rule değişmez kanun, istisna kabul etmez kaide. hard cash, hard money madeni para
14. nakit para. hard cider alkolleşmiş elma suyu. hard coal (min.) antrasit. hard court te niste beton kort. hard drug morfin gibi bedende alışkanlık yaratan uyuşturucu madde. hard facts ABD, (k.dili.) kesin deliller . hard hat (ing.) me!on şapka
15. kask, miğfer. hard hit büyük zarara uğramış. hard labor ağır iş cezası. hard luck talihsizlik, şanssızlık. hard maple isfendan ağacı, akçaağaç gibi şeker veren bir cins ağaç, (bot.) Acer saccharum. hard of hearing ağır işiten. hard row to hoe çetin iş. hard rubber ebonit. hard sauce (ahçı.) şeker ve tere yağı ile yapılan tatlı sos. hard sell ABD, (k.dili.) ısrarla satış usulü. hard times güç zamanlar, sıkıntılı günler. hard up eli dar, muhtaç. hard water kireçli su. a hard bargain çekişe, çekişe pazarlık. hardly güçlükle, güçbela
16. ancak, hemen hemen
17. az bir ihtimalle. hardness güçlük, zorluk
18. sertlik
19. terslik, aksilik.

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

hard /ɡˈʌl/

1. zorla, kuvvetle, hızla
2. sertlikle, güçlükle, müşkülâtla
3. sıkıca
4. katı, sert
5. çok, aşırı
6. yakın, yanı başında
7. (den.) alabanda
8. son hadde kadar. hard by pek yakın, yakında. be hard put to it zor durumda olmak, darlıkta olmak. die hard şiddetle karşı koymak, kolay teslim olmamak. go hard with için zor olmak, için acı olmak .

English—Turkish Dictionary (Anonymous)

hard

sert
katı
güç
zor
kuvvet isteyen
kuvvetli
zorlu
güçlük dolu
tatsız
(on ile) katı
hoşgörüsüz
merhametsiz
zalim
(su) sert
kireçli
bağımlı kılan
alışkanlık yapan
büyük gayretle
sıkı
çok
çok miktarda
yoğun
ağır
çok


Last searches: