turklehceleri.org

düñ

Kyrgyz—Turkish Dictionary

düñ

1. marufiyet; şöhret; anıñ düñü çoñ (yahut kıyın): onun büyük şöhreti vardır; el düñ (yahut düü) kılıp alğan: ahali arasında büyük şöhret kazanmış: düñü çıkan tanınmış, şöhret kazanmış; erge düñ boldu; şöhret kazandı; halk arasında tanındı; 2. toptan; gayri safi; düñ sooda: toptan ticaret; düñ tüşüm: gayrisafi (katışık) hasılât; topyekûn istihsal; düñ baa: gayri safi kıymet; toptan fiat.

Karachay-Balkar—Turkish Dictionary (Nevruz, 1991)

düñ

dan, küt. ~ deb urmak: dan diye vurmak, ~ degen tavuş: dan diye ses, kütürtü.


Last searches: