buzuk
Pure Turkish to Turkish (Kuleli)
buzuk
1. Eğreti (eşya)
Kyrgyz—Turkish Dictionary
buzuk
yıkık, bozulmuş; hovarda; bozuk adam (ahlâksız) ; kuyu buzuk : aşırı ahlâksız; niyeti bozuk; fena fikirli, düşünceli; buzuk oroy : bayağı, müptezel; buzuk sal- 1) akın yapmak; 2) tahribat yapmak.
Karachay-Balkar—Turkish Dictionary (Nevruz, 1991)
buzuk
bozuk, arızalı. ~u bolğan: arızalı, arızası olan, ~ sağat: bozuk saat.