turklehceleri.org

blow

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

blow /blˈɒkɪdʒ/

1. darbe, vuruş
2. hamle, saldırı
3. ani gelen bela, felaket
4. rüzgar, şiddetli esinti
5. (k.dili) övünme, yüksekten atma. at one blow bir hamlede. come to blows kavgaya tutuşmak.

English—Turkish Dictionary (FreeDict, 2017)

blow /blˈɒkhaʊs/

1. esmek
2. üflemek
3. rüzgara kapılmak, rüzgarla sürüklenmek
4. çalmak, çalınmak, ses vermek
5. solumak, nefes nefese kalmak
6. (k.dili.) övünmek, yüksekten atmak
7. (A.B.D.), (argo) ayrılmak, defolmak
8. üfleyerek itmek
9. (cama) üfleyerek şekil vermek
10. (atı) yorgunluktan çatlatmak
11. (sinek) ette yumurtlamak
12. (argo) bol bol harcamak, çarçur etmek. blow a fuse sigorta atmak
13. (argo) tepesi atmak .blow great guns fırtına halinde esmek (rüzgar) blow hot and cold (k.dili.) kararsız olmak, duraksamak. blow in (k.dili.) ansızın gelmek, düşmek
14. (mad.) yakmak (ocak) blow off istim salıvermek
15. (argo) hiddetle parlamak. blow out üfleyip söndürmek
16. patlamak (lastiği)
17. dinmek (fırtına)
18. atmak (sigorta)
19. üfleyip pisliğini çıkarmak. blow over dinmek (fırtına)
20. unutulmak, geçmek. blow up şişirmek
21. havaya uçurtmak, patlatmak
22. (foto.) buyütmek, agrandisman yapmak
23. patlamak, infilak etmek
24. patlak vermek (fırtına)
25. (k.dili.) çok kızmak, parlamak, tepesi atmak. blow one's own horn (argo) övünmek, kendini methetmek. blow one's stack (argo) kendinden geçmek. (I.)'ll be blowed! (k.dili.) Hayret!

English—Turkish Dictionary (Anonymous)

blow

esmek
üflemek
uçurmak
sürüklemek
üflemek
üfleyerek çalmak
öttürmek
çabuk çabuk solumak
(sigorta/vb.) atmak
yanmak
çarçur etmek
lanetlemek


Last searches: